Atlantis, ilk olarak Platon’un yazılarında bahsedilen efsanevi bir ada ve uygarlıktır. Platon, bu adayı ideal bir toplumun karşısında bir uyarı örneği olarak kullanmıştır; yani ahlaki ve ahlaki bozulmadan düşen bir uygarlık olarak tasvir etmiştir. Atlantis hikayesi, onun “Timaios” ve “Kritias” diyaloglarında yer alır ve Plato, Atlantis’in M.Ö. 9600 yıllarında var olduğunu ve büyük bir doğal felaket sonucu denizin altında kaybolduğunu yazmıştır.
Atlantis hikayesi yüzyıllar boyunca birçok kültürde ilgi çekici olmuş ve çeşitli teoriler öne sürülmüştür. Ancak, modern bilim ve arkeoloji, Atlantis’in var olup olmadığına dair kesin bir kanıt bulamamıştır. Çoğu bilim insanı, Atlantis’in Platon tarafından yaratılmış bir alegori olduğuna ve gerçek bir yer olmadığına inanmaktadır. Dolayısıyla, Atlantis genellikle efsanevi veya metaforik bir ada olarak kabul edilir ve gerçek bir tarihî gerçeklikten ziyade bir fikir veya masal olarak değerlendirilir.